12 Rebiülahir 1448 Hicri

Regaib Kandili 78 gün sonra
Online İlahi

Beyanı Sırrı Haccı Manevi

Abdullah Tamamlar

Çü irdi gönlüne Hakk’dan eserler Açıldı ol eserlerden haberler Diledi kula cânın haccın izhâr ‘Ayân ola bu yolda her ne kim vâr Kulak tut hac işin isterse cânın Şerî’atde sekiz şartı var anın Biri şoldur ki ola kul müselmân İkinci ‘âkil olup bile erkân Üçüncü bu buluğiyyet bulasın Şu dördüncüsü ki âzâd olasın Beşincisi emînlikdir yolunda Hem altıncısı azıkdır bilinde Yedincisi niyyet sekizinci sıhhat Ki hac itmeğe tâlib bula kuvvet O şartlar olmasa haccı lâzım olmaz Kul ol kullukda hem çün kâim olmaz Nedendir olmadığı anla imdi Kulak tut anı bir bir dinle imdi Müselmân olmasa yeri cehennem Kaçan söyündürür ol odu şebnem Çün oldu ana tutruk âdem ü taş Pes andan dünçiyi kurtara mı baş ‘İbâdâtı ana nem dünye dündür Cemî’i halka hod ol katı gündür Gönül îmân ile nûr olmayınca Beden kulluğu şu’le bulmayınca Cehennem odları söyne mi andan Hevâ kanatları göyne mi andan Eger ‘âkl olmasa kor şâri’ anı Çü bilmedi olar assı ziyânı Eğer bâliğ degilse lâzım olmaz Zirâ nefsine anlar hâkim olmaz Yol emîn olmasa alır harâmî Helâk eyler o yolda hâss-ü ‘âmmı Emînlik bu ki saklaya emîr-i hac Oları kılmaya kimesne târâc Bilesince ola anın kılavuz Ol anı besleye yol göstere uz Bu halk içinde koya hem ‘asesler Buların sormaya balın megesler Hem ol anın bilesince nefîri Bileler göçdüğünü ol emîri Didin kim bunlara azık gerekdir Azık çok olması nefse direkdir Zîrâ azık olmasa olmaz sebâtı Bulamaz nefsi elinden necâtı Binit olmasa hem yolda kalır ol Çü kaldı Ka’be’yi kande bulur ol Bedende sağlık olmasa yine hem O yolda kılamaz derdine merhem Eger bildin ise şartın temâmet Yerinden ana dek vardın selâmet Velî dört farzı var kılmak gerekdir Anın erkânın bilmek gerekdir Biri sa’y ü birisidir tavâf uş Biri ihrâm biri vakfe-durur hoş Anın vâcibleri mîkâtı bulmak Tahâret kılup andan muhrim olmak Varup şeytânı taşlamak hem anda Ki fitne kalmaya cân u bedende Hacer-esved yüzüne karşı durmak Eğer mümkin olursa hem yüz urmak Ziyâret kılmak anı sünnet oldu Kim iderse anı çok rahmet oldu O taş anda zîrâ cennet taşıdır Ana yüz urmağın rahmet işidir Anın yüzünü ‘âsîler karartır Yüz uranın için Allah ağartır Cinâyâtını hem bilmek gerekdir Anın keffâretin kılmak gerekdir Eğer terk ider isen vâcibinden O kurbânı ile yunur suçundan Eğer sayd öldüre muhrim iken ol Bahâsın virmek imiş ol kula yol Eğer vakfeye durmadan o kişi Cimâ’ itse fesâda vardı işi O hâl ile geçüp dönmek gerekdir Kazâ eylemeğe binmek gerekdir O zâhir haccını sen bildin ise Bilenden yol kolayın aldın ise Gel anla hacc-ı bâtından haberler Haberlerden ala cânın eserler Nedir şartı nedir rüknü bil anın Dilerse sıdk ile hacc ide cânın Nedir vâcibleri mîkâtı hem ne Dünü gündüz anun da’vâtı hem ne Nedir ol Mekke hem Âb-ı Zemzem Nedir ol hâcî ya kurbân u bayrâm Cinâyeti nedir anın gör imdi Nedir keffâreti anın sor imdi Yazarsın gönlün’andan bir varak sen Duyasın bir varakdan bin sebak sen Ezel ‘ilminde gizli genc idik biz Anın ‘aşkı ile renc idik biz Yazılırdı bize ‘ilm-i ilâhî Görürdün perdesiz ol pâdişahı Bulurduk ol sebebden ‘ilm-i kâmil Ol iderdi bize islâmı hâsıl Alırdık ‘akl-ı külden ‘akl-ı bâliğ Varırdık Hazret’e âzâd u fâriğ Emînlik çoğ idi hem yolumuzda Azıklar bağlı idi bilimizde Bulup ‘aşk atına hem binmiş idik Selâmetlik evinde inmiş idik Çü cân içinde ol şartlar bulundu O haccı kılmağa buyruk olundu Emîr oldu ana ‘aşk-ı ilâhî Ki göstere özüne taht-ı şâhı Emîr-hac oldu uydu ana cânlar Velî yoluna sed oldu bedenler Bedenler çün ‘anâsırdan mürekkeb O şâhın yoluna düşdü olar hep Muhâlif durdu çün biri birine Bugün düşmânlığı komaz yerine Dağıtup bir birini aşmak ister Bitürür Hakk yolunu basmak ister Gerek oldu o huccâca kılavuz Ki yitmiş yolları ol göstere uz Dahi istendi ol yolda ‘asesler Ki iriştire bulara destresler Ele alubanın meş’aller anlar Kese başlar o yolda döke kanlar Harâmîden olar emîn olalar Dün içinde yürüyüp yol bulalar Dah’istendi emîr-haccın nefîri Kim uyara emîri vü vezîri Emîrin göçdüğün cânlar bileler Uyanuben ana yoldaş olalar Nefîr ol cânlara emr-i kün oldu Kim işitdi kamusu duru geldi Delîl idindi bunlar enbiyâyı ‘Ases idindi yolda evliyâyı Ki ‘aşk odun bular ele alalar Gice düşmânın boynun çalalar Gice dünyâ evidir dolu zulmet Harâmî hod komaz kimsede ‘izzet Bilence göçer işde nefsin olmuş Anı öldürmeden kim yol bulmuş Çağırup göstere anı evliyâya Kese başın ire derdin devâya Ve illâ azığını alır elden Helâk idüben ilter seni yoldan Senin azıkların ‘ilm ü ‘ameldir Bu nefsin işi hod mekr ü dagaldir Girer kalbine yağmalar kumaşı Özüne acı eyler tatlı aşı Velî virsin eline evliyânın Tutar başına tiz od döker anın Yanar ol od ile külli sıfâtı Geçer zencîrine bîçâre zâtı Yedilir bir nice gün tâ ölünce Temâmet yanubanın nûr olunca Çü nûr oldu bulur mîkâtını ol Duyar kim kendüye ne göstere yol Anın mîkâtı dünyâ işleridir Bırakır anı ol kim ‘aşk eridir Şu cennet donların bağlanır ihrâm Ki bu evde ‘ibâdetdir ana nâm O mîkâtı görüp pes oldu vâcib Tahâret kılup ihrâm ide tâlib Ola zâhid ola ‘âbid temâmet Geçen ‘ömre yiye çok çok nedâmet İşi telkîn ü tevbe zühd ü takvâ ‘İbâdâtı müretteb hulku zîbâ Velî şeyhi komaz cennetde anı Ki nefse aldanuban kala cânı Götürür gözlerinden perdeyi ol Ki cennetden aça Hak’dan ana yol Görür lutfu nikâbıymış o cennet Ki bulunmaz anın ardında vuslat Nikâbı komayan görmez cemâli Yine yırtan anı anın celâli Hemândem hâsıl olur ana ‘irfân Ki uçmakda koyan anı dil ü cân Kor anları bulur ol demde ‘urfe An’anlarsız gider zî kâr-ı turfe Görür esmâsın anın bî-dil ü cân Pes anda vâkıf olur mest ü hayrân Okunur bî-zebân esrârı anın Bu hacda ol-durur da’vât-ı cânın Bilir kim gösterendir hem görendir Ana zahmı uran merhem verendir Nice gide idi andan bu hayret Anı gark itmese deryâ-yı vahdet Hacer-esved o bahr içinde cevher Kim irdi rahmet ana buldu gevher Eğerçi kim ezel nûr idi özü Sıfât-ı nefs ile dolmuşdu gözü Bu zulmetde bulup âb-ı hayâtı O deryâda yeri zât u sıfâtı Çü gark itdi vücûdun oldu kurbân Zihî bayrâm ki ider düşvârı âsân İçirdi çün fenâ suyunu sâkî Bekâ donun giyüp ol oldu bâkî Tavâfı kim o hacca farz olupdur Sıfâtı zâta kıldığı gelüpdür Vatandan geçdi kim bulaydı anı Gelüp vire idi andan nişânı Nazar kıldı vü gördü kim hemân ol Tek ister imiş anı gözleyüp yol Bile göçer imiş varlığı anın Yakından görmez imiş gözü cânın Vatan dağın çün buldu temâmet Koyup dönmek ana olmadı hâcet Sıfâtına tecellî kıldı zâtı Tavâf itmek içün anı sıfâtı Safâ vü Merve sa’y u lutf u kahrı İdüp gösterdi tiryâk ile zehri Şarâb-ı ‘aşk ol ilden Âb-ı Zemzem Kim olur niceler zahmına merhem Minâ bâzârına çün kıldı seyrân Kimi derd aldı andan kimi dermân Kime atar ise ol cemre taşın Yıkardı dînini alırdı başın Zîrâ vâcib-durur kim taş ura ol Şuna kim zerk ile karıştıra yol Çü bildi zühd içinde zagallik Zagallik yolda hod mekr ü dagallik Ezelden her ne yerde kim dagal var Ol işde öle berdâr ola murdâr Zagal kişiye himmet kılmadı ol Zagaldan zîrâ açılmaz Hakk’a yol Şular kim kıldı işinde gümânı Eğer oğlu ise taşladı anı Zîrâ Nûh oğlunu gark itdi ol Hakk Senin ehlin değil deyu muhakkak Velînin oğlu gönlünden doğandır Sen anı sanma tahtına ağandır Zîrâ anlar yuyup kevn ü mekânı Nişândan taşra bular bî-nişânı Üzülür hem nesebden hem sebebden Fenâ zikrinde arınır talebden Görür tâlib taleb matlûb hem-ser İzâfeti bırakır kalır ol bir Şu kim kodu izâfeti özünden İrer destûr ana rahmet yüzünden Şuna kim gönlün ile bil ola dir Yürü göster bu rahmetden ana sır Velînin gerçek oğlu anları olmuş Dahi anlara uyan cânlar olmuş Çü bildin haccın ahkâmın gel imd Cinâyâtı işin bir bir bil imdi İşitsin kendü eksiğin bilenler Sayıklayup anı sağlık bulanlar Yine cân iline seyrân idenler Kılup haccın özün kurbân idenler Bilindi cîfe dünyâ tâlibi isen Halâyıkda eğer bây yoksul isen Sen andan muhrim olmazsan nidersin O haccın vâcibini terk idersin Sana kurbân gerekdir nefsi kurbân Kılar isen bulasın derde dermân Gide tâlib kala dünyâ mu’attal Anı Hakk kıla cennâta mübeddel Na’îmi cennetin âdem işidir İşi nitsün şu kim uçmak kuşudur Nazar kılmayasın dünyâya ayruk Meğer buyruğu’çün ger ola buyruk Eger ihrâm içinde av kılasın Gerek ol kim bahâsını bilesin Ana göre kılasın anda kurbân Suçun gide olasın kâmil insân Anın avı bu kim dünyâ kumaşın Bula nefsi koya ‘akl-ı ma’âşın Yoluna sed ola geçmeye cânı Nişândan isteye ol bî-nişânı Bahâs’anın şu hâsiyyet-durur kim Anı avlamağa ol oldu hâkim Kimi hırs ü kimi buhl ü tama’dır Kosun anı şu kim ehl-i vera’dır Eger taşlamasa şeytânı anda Kıla ölmüş iken nefsini zinde Görüne ol kişiden terk-i vâcib Ana kurbân gerek ger ola tâlib Yine nefsini kurbân eylesin ol Eger bulmak diler ise Hakk’a yol Cimâ’ itdiği önden vakfeden hem Nedir bil kim kılasın zahme merhem Ol oldur kim bu yol içinde tâlib Yürürken ola şehvet ana gâlib Harâma düşe yağmalaya hâli O hâlatın dilinde kala kâli İçinde hâli yavu kıldığıdır Dışında kâli mâzî olduğudur Ana merhem bu kim koya kelâmı Tuta evvelki menzilde makâm Kıla gönlünü şeyhe gine teslîm Kabûl iderse ide her işi ta’lîm Kabûl itmez ise yüzün düşe ol Ki anın şefkatinden açıla yol Dimeye kim ezel dervîş idim ben Hidâyet ehli ile ışıdım ben Yüzün düşüp çeke yolda belâyı Ki tâ Hakk irgüre derde devâyı Bile kendüözünü ala nasîbin Adûsun koyup isteye habîbin Gine vâkıf ola çün bula ‘urfe Koya kendözünü ol yola sarfe Kılarsa vakfeden sonra bu hâli Ala şerbet nedir iç yu vebâli Deve kurbân iderdi ehl-i zâhir Ana nefsi deve olmuş gör âhir Deve işi zirâ diken yimekdir Yiri ters ü işi dâim emekdi Bunun dahi hem öyle oldu işi Çeküp yükler dikenler oldu aşı Yine nefsin kılasın anda kurbân Kim ol diken yimekden kurtara cân Çü bildin her işin dermânı vardır Taleb kılsın şu kim cânı vardır ‘Alâyıkdan özü bürîde olsun Dili ‘âşık gibi şûrîde olsun Ki tâ her sâ’ati bin hac ide cân Anın esrârına mest ola hayrân İlâhî bizi ol hacdan ayırma Dil ü câna cinâyatını virme Ki mîr-haccın nefîrin işidevüz O huccâc ile anda iş idevüz

Paylaş

WhatsApp Facebook X Telegram E-posta

Yayınlanma: · Son güncelleme:

İçerik / Telif Bildirimi

Kaynak: ilahisozleri.net