12 Rebiülahir 1448 Hicri

Regaib Kandili 78 gün sonra
Online İlahi

Beyanı Sırrı Udhiyyei Manevi

Abdullah Tamamlar

Der-i deryâ-yı rahmet çün açıldı Gönül gözgüsüne rahmet saçıldı O rahmetden göründü nice esrâr Ala andan kimin vâr ise ikrâr Anınla ‘âbid-i Rahmân ola ol Cemâl-i ‘ıydine kurbân ola ol Yuya rahmet suyuyla ad u sânı Gide âsâr-ı nefsin ola fânî Takarrub bula ol in’âm içinde Çü kurbân eyledi bayrâm içinde Zira şer’ eyledir kurbânı nafi’ Nahr gününde olanın kıldı şâri’ Şerî’atde kişi kurbân iderse Anınla derdine dermân iderse Nahr günleri anın vakti olmuş Şerî’at hükmü anın üstüne gelmiş Namazın sonu evvel vakti anın Şehir halkına buyruğu Hudâ’nın Üçüncü günü bayrâmın olınca Gidüp gündüz anın gice gelince Şehirden ayru olsalar cemâ’at Tulû’-ı fecr olmuş ana sâ’at Ki evvel vaktini andan göreler Üçüncü güne dek hem çün süreler Ne vaktin kılsa kurbân ola câiz Kimesne olmaya işine ‘âciz Oku ahkâmın esrârın gör imdi Nedir kurbân olan bunda sor imdi Anın bayrâmı günleri ne gündür Ki bulana o bayrâmı düğündür Zîrâ kurbâna vakt olmuş o günler Ol kurbâna bulan kıla düğünler Nedir şehri ya kimdir ehli anın Ki anlara budur hükmü Hudâ’nın Namazın sonuna kurbân iderler Me’âsî derdine dermân iderler Olara vakt-i evvel ol dem olmuş Kılanın nefsi derdine em olmuş Ya taşra halkı kim durur bil ey cân Ki anlar Hakk yoluna kılsa kurbân Sabâh ağardığında kılsa câiz Kimesne olmadı yoluna hâciz Velî ikisine de vakt-i âhir Üçüncü gün gurûbu oldu zâhir Oların sırrın bilmek dilersen Bilüp menzillerin almak dilersen Gözün aç sırrına tutgıl kulağı Ki ana göre kılasın yarağı Ol oldur kim seni Hakk Mısr’a sultân Yaratdı kıldı nefsin yurdu Ken’ân Sıfâtın nefsin ancak idi behri Kodu Mısr’ı vü Ken’ân oldu şehri O hak bilirdi nefsin ezâsın Buyurdu kullara anın gazâsın Ki kurbân eyleyeler anı anda Çü olmayınca kılmaz cânı zinde Anın Ken’ân’ı cismi ‘âlemidir Uyar mı cisme şolkim âdemîdir Anın Mısr’ı gönül tahtıdır anda Ki ana irmez kalır yabanda İrenler dört bölük oldu cihânda Oku ‘ilmini anın cism ü cânda Biri sâlik biri meczûb-ı sâlik Yolun sırrına anlar oldu mâlik Birisi sâlik-i meczûb oldu Biri meczûb oluban şöyle kaldı Bularun ‘ilmini sen bir bir anla Kulak tut sırrına cân ile dinle Ki kurbân kıldığını anlayasın Nice kıldıklarını dinleyesin O sâlik ol duru kim ola ‘âşık Velî sed ola yoluna ‘alâyık Taleb kılup ‘alâyıkdan geçe ol Yolun esrârını bir bir aça ol Temâmet varlığını ide kurbân Pes andan görüne ana sırr-ı cânân Salât-ı ‘ıyd ana anın cemâli Ki kurbân idüben buldu visâli Mısr’dan taşra idi çün vücûdu Kılup kurbânını kıldı sücûdu Virüp ol secdede ‘ıyd-i mübârek ‘İnâyet kıldı ana Hakk tebârek Ol meczûb oluban sâlik olan ol Ki yürümeden evvel ol yana yol Hakk açup göstere ana cemâlin Pes andan bildire evsâf-ı hâlin Cemâli görüben hem kılsa kurbân Namaz ardınca câiz ola andan Ola sâlik o hem meczûb-ı sâlik O cezbe kıla anı Mısr’a mâlik Girüben şâha teslîm ide cânı Yuya ‘aşkı ile nâm u nişânı Nahr günleri zîrâ vakt olmuş Kıla kurbân şol kim vakt bulmuş O günler nefs ü cân u dil günüdür Oların kesreti zulmet dünüdür Pes ol günlerde varlığını kurbân Kıluban bula her derdine dermân Pes ol kılmış iken ‘ıydin namâzın Kıla kurbânın ide her niyâzın Zîrâ varlığı kurbân olmayınca Anın esrârını ol bilmeyince Bulamaz ol namâzından huzûru Eğerçi gönlü gözü gördü nûru Çün oldu cezbeden ol Mısr’a sultân Namâzın kıluban eyledi kurbân O sâlik oluban meczûb olan kim Ol oldur kim ana ‘aşk oldu hâkim Sülûk iderken anı cezbe kıldı Vücûdu perdesini gözden aldı O dem üç perdesi vâr idi anın O perde gözünü tutmuşdu cânın Biri nefs ü biri cân u biri dil Bular komuş idi yolunu müşkil Buların günleri eyyâm-ı nahri Bular gitse döner tiryâke zehri O cezbe bunların varlığın aldı Bular gitdi Hakk’ın varlığı kaldı Buların varlığı evvel oldu kurbân Dönüp kıldı namâz-ı ‘ıydini cân Zîrâ irmedi şehrin içine el O kurbân ile kıldı küflini hal Ger andan sonra gönlü doğsa anın Görünse perdeleri cism-i cânın Bilinir kim o cezbe nefsin olmuş Anınla nefs kurbânını kılmış O kurbânın gününün biri geçmiş Gönül gözüne Hakk andan yol açmış Yine bir cezbe dahi gönle kıldı Sülûk ider iken varlığın aldı Yine gördü ki her varlık arınmış Halâyık güdüben Hâlık görünmüş Yine cân eyledi şükr ü niyâzın Virüp kurbânını kıldı niyâzın Bu kurbânı çün Mısr içinde kıldı Namâzın sonu evvel vakti oldu Zîrâ ol Mısr’ı câmi’ bulmuş idi Kamu varlıklar andan kalmış idi Kılup ol şâh-ı ‘âlem ana ihsân Anı kılmış idi ol Mısr’a sultân O da ‘ıydi namâzın kılmış idi ‘İbâdâtına meşgûl olmuş idi Bu kurbân oldu sonu ilk namâzın Eğerçi önü oldu son niyâzın Görünse sonra yine sûret-i cân Bilinir ki olmamış ol günde kurbân İkinci günü görnlü fânî olmuş Üçüncü cezbe andan varlık olmuş Yine sâlik olur ol cân ilinde Geçüp perdeleri anın yolunda Üçüncü cezbe kılar cânı kurbân Pes andan bulur ol derdine dermân Olar o cezbeden kaldı fenâda Dönüp bâkî olup gelmedi ada O meczûb olup anlardır bu yolda Açılmadan sülûkü cân u dilde İrişdi ‘aşk-ı Hakk yolların aldı Oların her biri bir yerde kaldı Kimisi oldu ol dem külli fânî Yudu ol cezbeden nâm u nişânı Cemâli ‘ıydine tîz oldu kurbân Hakk ana müşkil işi kıldı âsân O cezbeden çün anlar şehr buldu O kurbânı o şehr içinde kıldı Cemâli görse sonra kılsa kurbân Ola câiz bula derdinde dermân Gönül yüzü çü kesretden arındı Cemâl-i Hakk o gözgüde göründü Eğer cân varlığından irse kesret Anı mahv eyleye deryâ-yı vahdet Namâzın sonuna kurbân anın Budur terk eyle gel şekk ü gümânın Ayılup kendüye gelmez ol ayruk Bilemez ana Hakk’dan n’oldu buyruk Od u su olur anlara berâber Yer ü gök gözüne düpdüz serâser Ne sünnet bilir anlar hod ne bid’at Hem olur neye kıldılarsa himmet Oların dirliğine uymayalar Duâsın lâkin elden koymayalar Kimisi buluban keşf ü kerâmet Yitirdi kendüyi kodu ‘ibâdet Tekâlif üstlerinden gitdi’oların Ki bilmedi işin her bir hûların Eğerçi olmadılar yolda kurbân ‘Akıllarını aldı ‘aşk-ı cânân Pes anlardan hisâb istemedi ol Eğerçi varmadılar şer’ ile yol İre lutfu ana bula nasîbin Nasîbinden göre ol dem habîbin Velî anlara dahi uymak olmaz Zîrâ anlar dahi Hakk’ın yolunu bilmez Sen imdi gel anla bu sözden maksûd Taleb kılanı komaz yolda Ma’bûd Kimine tâlib olmadan dahi hem İrer ‘aşkı urur zahmına merhem Velî sana taleb kılmak gerekdir Taleb kılan nasîbi yeğrek gerekdir Zîrâ meczûb olan olmaz kılavuz Şefâ’atden olar bulmayısar yüz Sen ey ‘âşık o yolda tâlib olgıl Anın ‘aşkına dün gün râgıb olgıl Yarın Hakk eşiğinde nûr olasın Şefâ’at kıluban iller alasın İlâhî bizi ‘aşkından ayırma Murâd-ı nefs ile yolundan ırma Ki ‘aşkın ola cân u dil delîli İrişdire o yoldan her zelîli

Paylaş

WhatsApp Facebook X Telegram E-posta

Yayınlanma: · Son güncelleme:

İçerik / Telif Bildirimi

Kaynak: ilahisozleri.net