10 Rebiülahir 1448 Hicri

Regaib Kandili 80 gün sonra
Online İlahi

Koca Seyit Destanı

Sedat Özdemir

18 Mart 1915 Seherin alaca vakti, şafak sökmek üzereydi Deniz karanlık, ufuk pusluydu Milletin mukadderâtı yazılıyordu Düşman zırhlıları birer canavar misâliydi. Mecidiye tabyası bombardımana tutuldu Arz titriyor, semâ kararıyordu Şehit düşen askerler yerde uzanıyordu Koca Seyit doğruldu, intikamla doluydu. “Yâ Allah!” deyip, kaldırdı İki yüz yetmiş beş okkalık mermiyi Görecekti düşman birazdan silleyi Sînesinde vatan, sevdâsı milletiydi. Bir gülle, bir atış, bir tek hedefti niyeti Ocean zırhlısını tam kalbinden vurdu Allah’ın yardımıyla gemi sulara gömüldü Onu gören düşman gemileri geri çekildi Cevad Paşa, görünce gözyaşını tutamadı Koca Seyit’i alnından şefkatle öptü “Söyle yiğidim, muradın nedir?” diye sordu “Bir tek tayın kâfidir bana,” dedi izzetle. Koca Seyit’e onbaşı rütbesi ihsan olundu Harp bitince köyüne geri döndü Ne madalya istedi, ne de bir menfaat umdu Sade yaşantısı, vatan aşkıyla doluydu. Kömür kokan elleriyle rızkını kazandı Kahraman olarak ayakta dimdik durdu Gün geldi Hakk’a yürüdü bu fani âlemden Ardında dualar, milletin minneti. Çamlık köyü gibi gözü yemyeşildi Tepe başında adına müze açıldı Tarih sayfasında nâmı övgü ile anıldı Zatı asaletli, hali oldukça mütevazıydı. Koca Seyit adın tarihe nakşoldu Milletin kalbinde ebedî yer buldu Yazdığın destan dillerde daim okundu Şanlı tarihte adın, minnet ve hürmetle yâd olundu…

Paylaş

WhatsApp Facebook X Telegram E-posta

Yayınlanma: · Son güncelleme:

İçerik / Telif Bildirimi

Kaynak: ilahisozleri.net