10 Rebiülahir 1448 Hicri

Regaib Kandili 80 gün sonra
Online İlahi

Mülazım Yusuf'un Vefatı

Sedat Özdemir

Gemi Akbaş’tan İstanbul’a yol alıyordu Bazen erzak icabında asker getirirdi Gemi dolusu yaralı hasta taşıyordu İstanbul Sirkeci’ye sonrası ulaşırdı. Hamza koştu;“Kaptan baba, biri seni ister,” Alt katta bir mülazım, Çanakkale’den gelir Yusuf Efendi, genç bir teğmen, yaralıydı “Ruhumu vericem, hocama teslim edin,”dedi. Gözlerinde teslimiyet, dudağında tesbih Kalmadı nefes, ulviyet içinde uçtu ruh O uyuyor gibiydi, oysa çoktan gitmişti Kamaraya yatırdım, gönlüm sızılamıştı. İstanbul’a Sirkeci Rıhtımı’na yanaştık, Son bir kez görmek için kapıyı açmıştık Ne göreyim, kamara gül kokusu içinde Her yer nur dolmuş, Yusuf’un tebessüm yüzünde. Sağında ve solunda iki zat oturuyor Kur’an-ı Kerim okuyor, kalp huzur buluyor Güzelliklerini anlatmayı diller bilmez Onlar kayboldu, anı anlatmaya güç yetmez. Bu dünyadan mıydı, yoksa bam başka bir diyar? Ruhun şad olsun Yusuf, nurun daima parlar Geminin kamarasına maneviyat dolar Çanakkale yüreğimizde her zaman yaşar. Yıl 1971 İstanbul, yapı işleri hızlanır Çevreyolu inşası Edirnekapı dadır Şehitliğin sessiz topraklarının altında Bir tarih yatar, hatıralar saklar bağrında. Karayolu işçileri kazma kürek alır, Bir kabir açılır, yürekler yanar, yakılır Toprak altından bir subay çıkar o kazıdan Elbise sağlam, vücudu arınmış zamandan. Pantolonun iki yanında kırmızı çizgi Gözleri kapalı, yüzünde bir tebessümü Yenice dalmış gibi huzur içinde durur Sanki yatağında uzanmış rahatca uyur. Mezar taşı dilsiz, adı sanı yazılmamış Çanakkale’nin erdemli destanına katılmış İnceleme sonucu bir isim gelir dilde “Mülazım Yusuf,” derler, yer bulur her gönülde. Ey âzîz şehit, sen ki toprağa emanetsin Vatan uğruna can verdin, ebedî yaşarsın Her karış vatan toprağında senin izin, hakkın var Ruhun şâd, mekanın en yüksek cennetler, Mübarek olsun…

Paylaş

WhatsApp Facebook X Telegram E-posta

Yayınlanma: · Son güncelleme:

İçerik / Telif Bildirimi

Kaynak: ilahisozleri.net