12 Rebiülahir 1448 Hicri

Regaib Kandili 78 gün sonra
Online İlahi

Yetiş Yavrum

Engin Titiz

Yatırdılar Hasan Efendi’yi, evin döşeğine. Dostlar, başucunda Yasin-i Şerif okuyor. Can yoldaşı Ahmet Efendi, Zemzemle çatlayan dudaklarını ıslatıyordu. Yolun sonuydu artık, dönüş yoktu. Azrail boğazına yapışmış, gıkı bile çıkmıyordu Hasan Efendi’nin. Ama bir arzusu vardı sanki. Solgun gözlerini yavaşça kapıya çevirip sonra da uzun uzun semaya bakıyor. “Allah’ım, Allah’ım izin ver!” dercesine. Sonra can yoldaşı Ahmet Efendi: “Henüz gelmedi, yoldadır.” dedi. Ağzı kapanmış, dili tutulmuştu ama o gözler. O solgun gözler, yıllardır görmediği gurbetteki biricik yavrusunun hasretiyle Azrail’e yalvarıp direniyordu sanki. “Yetiş yavrum!” diyordu, “Yetiş yavrum, yetiş yavrum…” **** Azrail geldi karşıma dostlar toplandı başıma bakmadı gözüm yaşına ben yolcuyum, yetiş yavrum Canım çıkıyor bedenden çare gelmiyor ki elden yazım yazılmış ezelden ben yolcuyum, yetiş yavrum Aktı gözlerimden yaşlar koptu bağrımdaki başlar boşa gitti yalvarışlar ben yolcuyum, yetiş yavrum Gönül dünyaya doymuyor dilim damağım kuruyor şeytan şerbetin sunuyor ben yolcuyum, yetiş yavrum Alma dedim bu canımı duymadı ki feryadımı imzaladı fermanımı ben yolcuyum, yetiş yavrum Yetiş yavrum, yetiş yavrum dünyadan göç ediyorum gül yüzüne doyamadım ben yolcuyum, yetiş yavrum Yalan dünyanın peşinden fayda gelmiyor işinden dönüşüm yok bu gidişimden ben yolcuyum, yetiş yavrum.

Paylaş

WhatsApp Facebook X Telegram E-posta

Yayınlanma: · Son güncelleme:

İçerik / Telif Bildirimi

Kaynak: ilahisozleri.net